DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARI
 

reklamlar



Eğer kalp probleminiz yoksa bu bölümü okumanızı gereksiz buluyoruz
Doğumsal kalp hastalığı olan annelerin gebeliklerinde hamileliğin seyrini ve bebeğin sağlığını etkileyen başlıca faktörler problemin yapısı yanında kanın oksijenlenmesinde yetersizlik olup olmaması yani siyanozun(morarma) olup olmaması, akciğerlerdeki vasküler direnç (pulmoner vasküler direnç) , kansızlık olup olmaması,ritm bozukluklarının varlığı ,kalp yetmezliğinin olması olarak özetlenebilir. Siyanotik kalp hastalıklarında (dudaklar ,tırnaklar ve parmak uçlarında daha belirgin olan morarma) annelerin yaklaşık %45’inde, siyanozun bulunmadığı annelerin ise yaklaşık %20’sinde bebek kaybı olduğu bildirilmiştir. Ayrıca düşük doğum ağırlığı ve erken doğum riski yüksektir.Doğumsal kalp anomalili bebek riski de normalden çok daha yüksektir .Bu nedenle doğumsal kalp hastalığı olan annelere ‘fetal ekokardiografi’ uygulaması gereklidir.

ASD: (Atriyal Septal Defekt) ASD’li hastalarda şant akımı soldan sağa ve NYHA (New York Kalp Cemiyeti) ya göre fonksiyonel kapasite 1 ise, gebelik genellikle oldukça iyi tolere edilir. ASD’li hastaların çoğunda doğurganlık çağında pulmoner hipertansiyon gelişimi ve siyanoz görülmez. Ancak siyanotik, pulmoner hipertansiyon gelişmiş ve aritmik olan kadınlarda gebeliğin önlenmesi en iyi tedavidir.

VSD (Ventriküler Septal Defekt) Sadece VSDi olan,ek defekti olmayan kadınların gebeliği genellikle iyi tolore ettikleri bildirilmiştir. VSD’li annelerin bebeklerinde de konjenital kalp defekti olma oranı %20’nin üzerinde olarak bildirilmektedir. Doğum sırasında veya doğumdan sonra ani sistemik kan basıncı azalmasına bağlı olarak, pulmoner hipertansiyonlu olgularda şant sağdan sola dönebilir.

PDA (Patent Ductus Arteriozus)Soldan sağa şantlı PDA’lı olgular gebeliği genellikle iyi tolore ederler. Yine de bu olguların bazılarının klinik olarak kötüleşebileceğini kalp yetmezliği gelişebileceğini hatırlamakta yarar vardır.Kan basıncının düşmesi halinde pulmoner hipertansiyonu olan olgularda şant sağdan sola doğru dönebilir.

Aort koartasyonu Hipertansiyonu olmayan, kalp yetmezliği ve angina yakınmaları olmayan gebelerde genellikle sorun yaşanmaz. Ancak özellikle hipertansiyonlu olguların gebelik öncesinde opere edilmeleri tavsiye edilmelidir. Gebelik ve hipertansiyonun birlikte olduğu aort koartasyonlu olgularda serebral anevrizma kanamasını veya aortanın rüptürünü önlemek için fiziksel aktiviteler kısıtlanmalı, kabızlık önlenmeli ve kan basıncı kontrolü sağlanmalıdır. Gebelik sırasında yapılan cerrahi tedavilerin sonuçları da oldukça başarılıdır. Bu nedenle ağır ve kontrol edilemeyen yüksek tansiyonu olan veya kalp yetmezliği olan hastalarda, bir tedavi seçeneği olarak, ameliyat önerilmelidir.

TOF (Fallot tetralojisi)
Annenin hematokriti %60’tan yüksek, arteryel oksijen saturasyonu %80’in altındaysa, sağ ventriküler hipertansiyon ve senkopal epizotlar varsa risk yüksektir. İster opere edilmemiş olsun, ister parsiyel operasyonlu olsun TOF’lu olgularda hamilelik ciddi hemodinamik değişikliklere yol açarak tehlikeli olabilir. TOF’lu olguların çocuklarında %3-17 kalp defekti olasılığı bildirilmiştir.

Eisenmenger sendromu: Eisenmenger sendromlu hastaların hamile kalmalarının önlenmesi en iyi tedavidir. Bu hastalarda %35-40 arasında anne ölümü bildirilmiştir. Gebelik sırasında bebeğe ait komplikasyon görünme olasılığı da çok yüksektir. Bu nedenlerle anne hayatını tehlikeye atacak gebelik sona erdirilmelidir. Normal doğum her zaman sezaryen veya induksiyona tercih edilmelidir. Doğum sırasında anneye yüksek konsantrasyonda oksijen uygulanması ile birlikte arteryel oksijen saturasyonu izlemi ve hemodinamik izlem yapılması yararlıdır. 2. evreyi kısaltmak için vakum veya forseps kullanımının faydalı olabileceği bildirilmektedir.
 



Kaynak: bebekbeklerken.com

reklamlar