KABAKULAK
 

reklamlar



Çocukluk çağının en sık rastlanan ancak, çocukluk döneminde hastalığı geçirmemiş yetişkinlerde de görülebilen “Kabakulak”, damlacık enfeksiyonu ile insandan insana geçen bulaşıcı bir hastalıktır. Sık ve yaygın görülen bu hastalık özellikle bahar aylarında salgın yapmaktadır.


Hastalığı yapan Kabakulak mikrobu, vücuda girdikten sonra kan yoluyla yayılmakta ve ayrıca pankreasın iltihaplanmasına, beyin ve omuriliği saran zarların iltihaplanmasına (Menenjit), erkek ve kadınlarda yumurtalıkların iltihaplanmasına neden olabilmekte ve sağırlık, kısırlık gibi kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. Aşının bulunmasından önce viral menenjite en fazla sebep olan etkenlerden birisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca beyne etki eden bir enfeksiyon olması nedeniyle sonradan oluşan sağırlığın da başlıca nedenlerindendir. Gebeliğin ilk üç ayı içerisinde bu hastalığa yakalanan kişilerde düşüğe yol açabilmektedir. Kalıcı sakatlıklar ve nadiren de olsa ölümle sonuçlanabilen bu hastalığın tedavisi yoktur. Ayrıca önemli ölçüde okula-işe devamsızlığa ve ekonomik kayba neden olmaktadır.

Kabakulak Hastalığından Korunma Yolu Nedir?
Toplum sağlığını tehdit eden geçirilmesi değil, korunulması zorunlu olan bu hastalığa karşı en etkin ve tek korunma yöntemi AŞILANMADIR. Aşılama ile hastalık ve komplikasyonların oluşma sıklığı büyük oranda azaltılır, sağlık harcamalarındaki kayıplar engellenir ve bir tek doz aşı ile etkin, güvenli ve uzun süreli korunma sağlanır.

Kabakulak aşısı, hastalığı yapan mikrobun zayıflatılarak hastalık yapma kabiliyetinden arındırılması yolu ile elde edilmektedir. Aşının yapılması için anneden geçen immunglobilinlerin (koruyucu cisimciklerin) tamamen tükendiği birinci yaş sonrası beklenmektedir. Bu aşı tek başına uygulanabildiği gibi özellikle çocuklarda 12. aydan itibaren Kızamık ve Kızamıkçık aşıları ile birlikte bulunan üçlü karma aşı (MMR) şeklinde de uygulanabilmektedir. Bu aşıların birlikte yapılması, aşıların etkinliklerinde bir azalmaya yol açmamaktadır, bununla birlikte maliyet azalmaktadır. Karma aşı, yıllardır tüm dünyada güvenle kullanılmaktadır. Doğumdan sonra 9. ayda sadece Kızamık aşısı yapılmış bir çocuğa Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşının uygulanma zamanı 15. ay olmalıdır.

Kabakulak aşısı veya üçlü aşı gebelerde kesinlikle uygulanamaz. Aşı olan bir bebeğin ya da çocuğun gebe annesine ya da bir yakınına bu hastalığı bulaştırması söz konusu değildir.

Günümüzde Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısının, 5 - 6 yaş aralığında veya ergenlik dönemi olan 11-12 yaş aralığında yeniden uygulanması önerilmektedir. Daha önce herhangi bir belirti vermeden Kabakulak geçirmiş bir kişiye aşı yapılmasının herhangi bir sakıncası yoktur, dolayısıyla Kabakulak geçirip geçirmediğinden emin olmayan bir kişinin aşı öncesi kan testi yaptırması gereksizdir.

Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısının yaygın olarak aşılama programlarına alındığı toplumlarda bu hastalıklara bağlı görülen vaka ve komplikasyonların sayısında önemli boyutlarda azalma olduğu yapılan klinik çalışmalarla gösterilmiştir.

Aşı deri altına veya kas içine uygulanır. Belirgin bir yan etkisi yoktur. Nadiren aşıdan 5-12 gün sonra hafif ateş, aşı yerinde ağrı, kızarıklık ve daha sonra tükürük bezlerinde hafif bir şişme olabilmektedir. Bu belirtiler tedaviye gerek olmaksızın kendiliğinden iyileşmektedir. Bu bebeklere bir-iki gün süreyle ateş düşürücü şurup ya da fitil verilebilir.

Unutmayınız ki, “aşılama” hastalıkların eziyet ve külfetinden korunmada en etkin yöntemdir.

reklamlar